Hesap Uzmanları Kurulu’nun 65. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Düzenlenen “Yatırımlarda Devlet Yardımları Ekonomik ve Sosyal Etkileri” Konulu Panelde Kurul Başkanı M.Hadi Ekici'nin Yaptıkları Açılış Konuşması

Hesap Uzmanları Kurulu’nun 64. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Düzenlenen “Küresel Kriz Ortamlarında Para Ve Maliye Politikalarında Uyum Sorunu” Konulu Panelde Kurul Başkanı Mahmut Vural’ın Yaptıkları Açılış Konuşması

Hesap Uzmanları Kurulu’nun 63. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Düzenlenen “Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Ve Denetim” Konulu Panelde Kurul Başkanı Mahmut Vural’ın Yaptıkları Açılış Konuşması 29 Mayıs 2008/Perşembe, Ankara Hilton

26 Mart 2008 Tarihli AB Destekli Türk Vergi İdaresinin Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesinin Kapanış Konuşması

29 Mayıs 2007 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

29 Mayıs 2006 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

27 Mayıs 2005 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

28 Mayıs 2004 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

29 Mayıs 2003 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

29 Mayıs 2002 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması

29 Mayıs 2001 Tarihinde Hesap Uzmanları Kurulu'nca Ankara'da Düzenlenen Panelin Açılış Konuşması


KONUŞMALAR

 

HESAP UZMANLARI KURULU’NUN 

65. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ DOLAYISIYLA DÜZENLENEN

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI EKONOMİK VE SOSYAL ETKİLERİ KONULU PANELDE KURUL BAŞKANI M.HADİ EKİCİ 'NİN YAPTIKLARI AÇILIŞ KONUŞMASI

28 MAYIS 2010 / Cuma, Ankara Rixos Otel

 

 

Sayın Bakanlarım,
Değerli Milletvekilleri,
Saygıdeğer Konuklar,
Sevgili Üstad ve Arkadaşlarım,
Basınımızın Değerli Temsilcileri,
Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hesap Uzmanları Kurulunun 65 inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle düzenlediğimiz panele hoş geldiniz.
1945 yılında vergi reform çalışmaları kapsamında kurulan ve aynı zamanda bu çalışmaların hayata geçmesinde görev alan Kurul, 65 yıllık sürede yaptığı işlerde objektiflik, bağımsızlık, dürüstlük ve uzmanlık yönleriyle marka olmuş; diğer taraftan başta Maliye Bakanlığı olmak üzere kamu ve özel kesime mesleki açıdan nitelikli eleman yetiştiren bir ocak niteliği kazanmıştır.
Kurul’un başta vergicilik olmak üzere çeşitli alanlardaki hizmetlerinin ivme kaybetmeden devam etmesi, geleceğe güvenle bakmamızın, nice yıldönümlerinin onur ve şevkle kutlanacağına olan inancımızın teminatıdır.
Değerli Konuklar,
Gelenekleri, Hesap Uzmanları Kurulunun temel bir sütunu, kurumsal kimliğine şekil veren bir değeridir. Her yıl gurur ve mutlulukla kutladığımız kuruluş yıldönümlerimizde, ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatını etkileyen konularda paneller düzenlenmesi güzel bir geleneğe dönüşmüş bulunmaktadır. Bu yıl da bu gelenek çerçevesinde “Yatırımlarda Devlet Yardımları, Ekonomik ve Sosyal Etkileri” gibi güncel ve önemli bir konuya ilişkin olarak düzenlenen bir panelde bir araya gelmiş bulunuyoruz.  
Malumları olduğu üzere Hesap Uzmanları Kurulunun esas görev alanı, mükelleflerimizin yasal mevzuat çerçevesinde Devlete ödemeleri gereken vergilerinin doğruluğunu tespit etmek ve sağlamaktır. Diğer bir ifadeyle, mükelleften Devlete aktarılan kaynağın doğruluğunun denetimiyle uğraşan bir kurumuz. Bu açıdan bakıldığında, Devletten mükellefe teşvik olarak aktarılan kaynak, Kurul’un uğraşı alanının dışında bir konu olarak görülebilir. Ancak kıdemleri belli bir yılın üzerinde olan üstatların daha iyi hatırlayacakları üzere, özellikle vergisel teşviklerin öngörülen yararlanma koşullarını sağlayıp sağlamadıklarına yönelik çalışmalar ve denetimler, uzun yıllar, Hesap Uzmanlarının yaptıkları incelemelerin önemli bir kısmını oluşturmuştur. Keza 1980’li yıllarda, Kurul, nispeten önemli miktarda işgücünü ihracatın gerçekliğine ilişkin incelemelere tahsis etmek durumunda kalmıştır. Bu bakımdan yatırım teşvikleri yaptığımız iş itibariyle uzak olmadığımız bir konudur.
Diğer taraftan, ekonomik etkileri dikkate alındığında, yatırım teşviklerinin panel konusu olmayı birçok yönden hak ettiğini kabul etmek gerekir. Bu meyanda ilk olarak, son bir-iki yıldır uğraştığımız, halen bitmekte olduğu yönünde işaretler almakla beraber bittiği konusunda kesin bir şey söyleyemediğimiz ekonomik krizi anmak gerekir. Yatırım teşviklerinin 2009 yılında yeni bir boyut kazanması, bir yönüyle krize verilecek uzun soluklu bir cevabı da oluşturmaktadır. Gerçekte ekonominin kısa vadeli hareketleri ne olursa olsun, bir ulusal ekonomi dünya sahnesinde var olmayı ve etkin olmayı istiyorsa; sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme sağlamak zorundadır. Uzun dönemde yeterli büyüme sağlayamayan bir ülkenin ciddi sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Bu açıdan bakıldığında ekonomik krizin ilk etkilediği alanlardan birisinin de ekonomik büyüme oranları olduğu görülür. Dolayısıyla iyi modellenmiş ve uygulanabilir bir yatırım teşvik sisteminin, krizden çıkış veya krizin olumsuz etkilerinin giderilmesi konusunda pozitif katkısının olması beklenir. Uygun bir yatırım teşvik sistemi, krizin etkisiyle açı kaybetmiş ekonomik güçlerin tekrar dengeye oturtulmasına katkıda bulunacaktır.
Yatırım teşviklerinin ikinci önemli boyutunu, bu teşviklerin, ülkenin ekonomik aktörlerinin gelecekte güçlü bir şekilde alacakları pozisyonu belirlemeye yardımcı olması oluşturur. Bu bakımdan teşviklerin önemi, ülkenin ekonomik güçlerinin rekabet edebilir, küresel çapta hareketliğe sahip ve etki sahibi, dinamik bir kimlik kazanmasına katkısı ve bu niteliği taşıyacak yeni ekonomik güçlerin oluşmasına imkan sağlaması derecesinde artacaktır.
Sayın Katılımcılar,
Bu konular saygıdeğer panelistlerce etraflıca işleneceğinden vaktinizi çok fazla almak istemiyorum. Ancak özellikle pratikteki deneyimlerden süzülen bir iki hususun altını çizmek isterim.

  1. Öncelikle belirtmek gerekir ki, teşvik sisteminin teorik ve hukuksal yapısının iyi olması yetmemekte aynı zamanda kolayca kontrol edilebilir ve uygulanabilir olması da büyük önem arz etmektedir. Özellikle birçok belirsizliklerle dolu ve denetim mekanizmaları iyi kurulmamış teşvikler ya kamu kaynaklarının amaç dışı kullanımıyla sonuçlanmakta ya da yapıya iyi nüfuz edilememesinden, konuya ilişkin düzenlemelerde açıklık olmamasından veya ufak hatalardan doğan ihlaller, tespiti halinde, yararlanıcıları ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakabilmektedir.
  2. Teşvik sistemiyle ilgili diğer önemli bir husus, teşvik sisteminin bir nevi can suyunu oluşturması, ilk ivmeyi verecek şekilde ve geçici olarak fonksiyon görmesidir. Bir işlem ekonomik olarak anlamlı olmadığı halde sırf teşvik sisteminden yararlanmak için yapılıyorsa o aktivitenin desteklenmesi ulusal kaynakların verimli olmayan ve olmayacak yerlerde kullanılması anlamına gelecektir.
  3. Yine teşvik sistemi ile ilgili olarak zaman zaman uygulamada görünen bir eksiklik de, baştan konulan hedefler doğrultusunda kurallar sıkı uygulansa da sonradan uygulamaların hedeflerden sapacak şekilde esnemesi sonucu, ekonomik amacın ikincil planda kalması ve daha çok yardımlara odaklanılmasıdır. Hatta bazı durumlarda mükellefler mevcut aktivitelerini dahi ekonomik gerekçeler dışında vergisel avantajlardan yararlanmak için dizayn etmekte ve sistemi dolanarak teşvikten faydalanma yollarını zorlamaktadırlar. İyi düzenlenmiş teşvik sistemi ekonominin kayıt altına alınmasına ve vergisel tabanın genişlemesine yardımcı olurken, bu konudaki zaaflar mükelleflerin teşvikten yararlanmak için yasalara aykırı şekilde mekanizmalar geliştirmelerine ve vergisel açıdan da arzu edilmeyen sonuçları olan işlemler yapmalarına yol açabilmektedir.
  4. Teşviklerin değerlendirilmesinde bir diğer önemli nokta da objektif ve seçici olmak gerekliliğidir. Özellikle bir teşvik çok yaygınlaştığı zaman yatırımcı için artık uyarıcı niteliği azalmaktadır. Ancak çoğu yatırımcının teşvik aldığı bir ortamda teşvik almak ciddi bir avantaj sağlamazken, teşvikten yararlanmamak önemli bir handikap  olabilmektedir.
  5. Diğer taraftan teşviklerin amacı sağlayınca durdurulması ve aşırı teşvikten doğan atıl kapasite gibi sorunlara yol açmaması da önemlidir.

2009 yılında uygulamaya konulan yeni teşvik sisteminin, uzun vadeyi dikkate alan bir vizyon ile hazırlanmış olması, Türkiye’nin uluslararası taahhütlerine uygun olması, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmayı amaçlaması, ekonomiyi geliştirirken, issizlik oranlarını düşürmeyi, bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı hedeflemesi gibi özellikleri ön plana çıkmaktadır. Söz konusu hedefler uygulamalarla realize oldukça, sistemin ülkeye olan yararı artacaktır.
Kıymetli Misafirler,
Kurulumuzun 65 inci kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlediğimiz bu panelde yatırım teşvikleri etraflıca tartışılacaktır. Ayrıca konuya ilişkin olarak Hesap Uzmanları Vakfınca düzenlenen ekonomik ve mali araştırmalar yarışmasında birinci olan Sayın Nuri YAVAN, bu çalışmasını esas alarak ülkemizde uygulanan yatırım teşvikleri konusunda bir sunum yapacaktır. Sayın YAVAN’ı bu güzel çalışmasından ötürü ayrıca kutladığımı belirtmek isterim. Bu sunum ve tartışmalardan faydalı görüşlerin ve değerlendirmelerin ortaya çıkacağı ve ilgililer tarafından not alınacağı şüphesizdir.
Panelin ülkemize faydalı olmasını temenni ediyor, göstermiş olduğunuz ilgi dolayısıyla sizlere, katkılarından dolayı panelistlerimize teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

                                              M. Hadi EKİCİ
                                               HUK Başkanı

 

 

 

 

Her hakkı saklıdır. © 2009 HUK.