Hesap Uzmanları Ocağı
SITKI ŞÜKRÜER
YENİ ASIR 02.06.2005
Bu ülke pek çok badireler atlattı. Geçmişte "hasta adam" dediler, ekonomisi sık sık "dip" yaptı, sayısız siyasi çalkantı geçirdi ama en netice hep ayakta kaldı.
Bu asla tesadüf değil. Zira bu toprakların insanları çok sağlam bir devlet geleneğinden geliyorlar. Bir biçimde devleti kurumsal ve kalıcı bir anlayışla yapılandırılmanın yöntemini biliyor ve uyguluyoruz.
Devlet yönetmek, onun o fonksiyonlarını icra edecek bürokratik mekanizmayı kurmak ve işletmek demek. Bunu beceriyoruz ancak hemen arkasından binbir deneyimden süzülerek oluşturulmuş bürokratik yapımıza sıfır toleransla, mahkum edici yaklaşıyoruz.
DEVLETÇİ BAKIŞ
Oysa devletçi bakış açısı uzun vadelidir. Dolayısıyla kolayından eleştirmeden, belki de bu yaklaşım nedeniyle tüm badirelere dayanabilmiş olduğumuz ihtimalini, düşünmek gerekiyor.
Bakınız sağlam bir devlet askeriye, maliye, hariciye, mülkiye, adliye ve maarif saç ayakları üzerine inşa edilir. Bu işler öyle bugünden yarına değil, sonsuz bir süreç için planlanır ve uygulanır.
Örneğin "maliye" söz konusu ise, tüm yapının sürdürebilmesini finanse edecek vergi organizasyonu kurmanız gerekmektedir.
Defterdarlıklardan vergi dairelerine çok geniş ve işleyen bir teşkilatlanmayı kotarmanız ve bu yapıyı düzenli bir şekilde yönetebilmeniz icap eder.
Bu iş bizim memlekette, eleştirsek de hep beceriliyor. Bu ülkede bir yıl içinde toplanan vergi 80-85 milyar dolarlar mertebesinde. Öyle ya da böyle bu vergileri toplayabiliyorsanız, bunun arkasında işte o, zaman zaman kızdığınız Maliye Bakanlığı var.
Maliye Bakanlığı'nı mercek altına aldığınızda, her türlü günlük küçük hesaplardan arınmış bir "Kurul" kültürü görürsünüz.
Bu kritik ve muazzam yapıyı yöneten insanlar inanılmaz gelenekçi bir ritülel içerisinde "kurul kültürü" ile yetiştirilir. Kurullar, tıpkı bir akademi gibi köklü devlet ocaklarıdır.
Hesap Uzmanları Kurulu da Maliye Teftiş Kurulu ve Gelirler Kontrolörleri ile birlikte bu yapının temel taşlarındandır.
KAMU SEVGİSİ
Devlet, binlerce yeni mezun arasından çok çetin sınavlarla seçtiği birkaç kişiyi her yıl hesap uzmanı olarak bünyesine alır. Hemen arkasından uzun yıllar süren bir eğitim programı ile üstün moral değerlere sahip, birikimli, bilgili insanları adeta yaratır. Gün gelir bu insanlara üçlü kararname ile "Hesap Uzmanı" payesi verilir. İşte o andan itibaren "kamu sevgisi" ile donatılmış bu insanlar neden hep kurumsal ve kalıcı olmayı başardığını merak ettiğimiz devletimizin yönetici neferleri olurlar. Bürokrasinin her kademesinde ve özel sektörün en kozmik damarlarından bu ülke insanı için hizmet verirler.
Tekrar vurguluyorum. Bu devletin çok iyi oturtulmuş temel yapısı asla bir belirsizlik içermiyor. Binlerce yıldan damıtılarak oluşturulmuş yapılar bazen en geride ama granit gibi sağlam bu ülkeyi, kamuyu bekliyorlar. 60'ıncı kuruluş yıldönümünü idrak eden Hesap Uzmanları Kurulu'nu kutluyor ve nice başarılı yıllar diliyoruz.
|