Hesap Uzmanları Kurulu Anasayfa Linkler İletişim Site Haritası
Hakkımızda
HUK Vizyonu
Başkanlarımız
Hesap Uzmanlığı Hakkında
Konferanslar
Röportajlar
Arşiv
 HUK > Makaleler
Kuruluşunun 61. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
Maliye Camiasının "Üstad"ları
61. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
61 yılın onuru; Maliye Hesap Uzmanları
Geçmişle Övünmek Yanında; Geleceği de Planlamak !...
61. Yıl Kutlaması
60. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
Hesap Uzmanları Kurulu'nun 60. Yılında Vergi Denetiminde Yeni arayış ve Yaklaşımlar
60'ncı Yılında Hesap Uzmanları Kurulu ve Hesap Uzmanları
Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadelede Hesap Uzmanları Kurulu
Geçmişten.... Geleceğe! Hesap Uzmanları Kurulu"
Meyve Veren Çınar...
Kurulumuzun Dinamikleri
Hesap Uzmanları Kurulu
300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde
Hesap Uzmanları Ocağı
59 Yaşında Parlayan Bir Yıldız "Hesap Uzmanları Kurulu"
Vergi Denetim Sistemi ve Hesap Uzmanları Kurulu
Türk Vergi Sistemi ve Hesap Uzmanları Kurulu
Hesap Uzmanları Kurulu 57 Yaşında
Hayatımıza Damgasını Vuranlar
Hesap Mütehassıslığından Hesap Uzmanlığına
Ülke hizmetinde 54 Yıl
Özdemir SORAN Üstad'ın Ardından
Özel Yaşamındaki Ali ALAYBEK
Altan TUFAN'ın İdeali Çağdaş Gelir İdaresi
N. Altan TUFAN (1939-1995)
Yarım Yüzyılın Ardından Hesap Uzmanları Kurulu
Zafer ÖZKAYNAK'ın Ardından
Hesap Uzmanlığı Mesleği
Click here for English


Geçmişle Övünmek Yanında;
Geleceği De Planlamak !...

Prof. Dr. Nevzat SAYGILIOĞLU
Gazi Üniversitesi
İİBF Öğretim Üyesi
Eski Baş Hesap Uzmanı
nsaygilioglu@gazi.edu.tr
(Vergi Dünyası Dergisi, Haziran 2006 Sayısında yayınlanmıştır.)

Hesap Uzmanları Kurulu, bu yıl 61. yıldönümünü kutluyor. 29 Mayıs 1945 tarihinde kurulan Hesap Uzmanları Kurulu, bugün, onurlu geçmişinin keyfini yaşıyor. Çeşitli etkinlikler ve aktiviteler düzenliyor.

Geçen yılki "Vergi Dünyası" özel sayısında, "Geçmişten… Geleceğe! Hesap Uzmanları Kurulu" başlığıyla düşüncelerimizi dile getirmişiz. Kurulumuzun misyonunu, çalışmalarını, başarılarını sıralamışız. Açıkçası bir "ufuk turu" yapmışız.

Yazımızın sonunu da şöyle bağlamışız:

- Ama; geleceğin ölçüleri "rekabet", "bilgi", "uzmanlaşma" ve "hız" olduğuna göre; Hesap Uzmanlarının da bu ölçülere ayak uydurması bir zorunluluk. Yeni kuşakların bu gerçeği algılaması ve Kurul'umuzun da kuralları uygulaması bir vazgeçilmez. Çünkü; Hesap Uzmanlığı mesleği de Türkiye için bir vazgeçilmez! -

Geçen yılki yazımızın sonu, bugünkü yazımızın kendiliğinden başlığını oluşturmuş gibi…

Evet… Böyle bir Kurul'un varlığı; Türkiye için bir şans, biz mensupları için de inanılmaz bir onur…

Gerçekten de kurumları veya kurulları sadece yazılı kuralları çalıştırmaz; özellikle yazılı olmayan kuralları ve gelenekleri ayakta tutar, yaşatır.

"Gelenek"; bir köktür, etik değerler setidir, davranış birliğidir ve de yaşam biçimidir.

Gelenek; devletler, şirketler, aileler için olduğu kadar kurumlar için de vazgeçilmezdir.

Bu moral değerler elbette çok önemli.

Ancak; en az bunun kadar ve belki de daha önemli konuları da göz ardı edemeyiz. Kafamızı kuma sokup veya aydınlıkta gözlerimizi kapatıp kendimize karanlık yaratamayız.

Çünkü "değişim" yaşanıyor.

Hemen her alanda baş döndürücü bir değişim olgusu çığ gibi gelişiyor.

Her şeyden önce dünya değişiyor. Dünya artık "tek"leşiyor. Tüm siyasi yapılar, ekonomik ve ticari ilişkiler, sosyal yaşam biçimleri yeniden ve aynı yönde şekilleniyor. Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, Birleşmiş Milletler, Dünya Gümrük Örgütü, Avrupa Birliği, NATO, NAFTA, EFTA, UNDP, ILO, FAO, Dünya Sağlık Örgütü… gibi yapılanmalar ve organizasyonlar tüm ilişkilere damgasını vuruyor.

Dünya değişirse Türkiye durur mu?... Evet, Türkiye de değişiyor. Hem de çok hızlı !... Demokrasi ve insan hakları gelişiyor. Ekonomik yapı yeni şekil kazanıyor. Ticari ilişkiler yeni gelişmelere kayıtsız kalmıyor; hatta daha da hızlı değişim sergiliyor. Özel sektör küresel rekabetin koşullarına ayak uydurmaya çalışıyor. Uluslar arası sermaye bu gelişimin itici gücü ve örneği oluyor. Yabancı sermaye geliyor; yerli sermaye gidiyor…

Bu değişimden devlet de nasibini alıyor. Klasik devlet anlayışının yerine; yavaş da olsa, çağdaş devletin normları getiriliyor. Devlete, düzenleyici ve denetleyici rol verilmek isteniyor.Fonksiyonlar birleştiriliyor veya ayrıştırılıyor. Yetkiler kırpılıyor veya artırılıyor.

Farkında mıyız bilmiyorum; ama, Maliye Bakanlığı da bu değişimden payını alıyor. Üstelik zaman içinde yetkileri ve gücü azaltılarak…

1980 öncesinin Maliye Bakanlığı'nı hatırlayalım. Bir de aradan geçen 20 yılı aşkın zamandan sonra bugünkü Maliye Bakanlığı'nı…

1983 sonrası Maliye Bakanlığı modelinden "Hazine" (eski adıyla HAZMİİT) çıkarılmış. Onun yerine "Gümrük" fonksiyonu eklenmiş. 10 yıl sonra Gümrük de çıkarılmış ve ayrı bir Müsteşarlık olarak düzenlenmiş.

Geçtiğimiz süre içerisinde "Bütçe" fonksiyonları da dağıtılmış. Yatırım bütçelerine Devlet Planlama Teşkilatı yön vermiş. Borçlanma ve nakit yönetimi Hazine'ye verilmiş. O da yetmemiş tasarruf genelgeleri ve bazı yetkiler Başbakanlığın yetkisine bırakılmış.

Gelelim Maliye Bakanlığı'nın iç yapısına…

Pek çok denetim ve teftiş yetkileri başka kurumlara serpiştirilmiş. Dolayısıyla yetkiler budanmış. Genel Müdürlüklerin merkez ve taşra teşkilatlarına yeni denetim ve teftiş birimleri eklenmiş. Bu arada MASAK diye bir yapı oluşturulmuş.

Hatta zaman içerisinde kimi kurum ve kuruluşlar "vergi" fonksiyonuna müdahil olmuş.

Şimdi de IMF patentli Gelir İdaresi Başkanlığı kurularak güçlü Gelirler Genel Müdürlüğü tarihin derinliklerine gömülmüş durumda. Bir zamanların ışıkları sönmeyen ve yönetici okulu olarak adlandırılan koca Gelirler Genel Müdürlüğü'nün tarihi adeta silinmek isteniyor gibi.

Böyle bir değişim ve başkalaşım sürecinden Kurulların etkilenmemesi mümkün mü?..

Maliye Bakanlığı'nın iki değerli Kurulu'nun bu değişimden etkilendiği ortada.

Konu başlığı çerçevesinde şimdi şu soruyu sormak gerekir: "Hesap Uzmanları Kurulu nasıl şekillenecek? Gelecekte nasıl bir yapı kazanacak?"

Hemen belirtmek gerekirse; bu sorunun cevabı konjonktürde veya tesadüflerde aranamaz. Bir başka anlatımla kendi haline bırakılamaz.

Böyle güçlü bir yapının geleceğini planlamak "değişim yönetimi" anlayışını zorunlu kılar. Sağlam ve güçlü kökü olan bu yapıyı çağdaş gelişmeler doğrultusunda dizayn etmek, dallarını buna göre yönlendirmek gerekir.

Maliye Bakanlığı'nı kendi içine yönlendirerek dışarıya kapalı hale getirmek isteyen kesimlere fırsat vermemek gerekir. Bakanlık, ne zaman kendi içine kapanmış ve iç dünyasında anlamsız çekişmelere sahne olmuşsa; sonunda hep kaybetmiştir.

Bakanlığın son yarım yüzyılında denetim ve yönetim kademelerinde görev alanlar, ne demek istediğimi çok iyi bilirler. Hatırlarından çıkmayan ve gözlerinin önüne gelen yaşadıklarıyla bu söylediklerime hak verirler.

Bu durumda Hesap Uzmanları Kurulu'nun geleceğinin yetkililer, ilgililer ve Kurul mensupları tarafından planlanması gereği ortaya çıkmaktadır. Gelişmeleri çok iyi okuyup geleceği doğru dizayn etmek gerekmektedir.

Bunun yolu da iki noktadan geçmektedir.

Birincisi;
organizasyonel yapıları, daha makro çerçevede ve daha gerçekçi ve ilerici anlayışla ele almaktır.

İkincisi ise; seçme, yetiştirme, çalışma ve gelişme süreçlerini çağdaş dünyanın gelişmeleri ve enstrümanları doğrultusunda yeniden düzenlemektir.

Konjonktürel güçlere dayanmadan ve makyaj nitelikli düzenlemelere kanmadan sağlıklı analizler yapılırsa bu söylenenler daha iyi anlaşılacaktır.

Daha nice 61 yılın yaşanması, hiç unutulmasın, bu gerçeğin algılanmasına ve doğru adımlar atılmasına bağlı olacaktır.

Aksi takdirde; yöneticilerimizin bu tarihi fırsatı kaçırmaları, gelecekte kendilerine yönelik bir tehdide dönüşebilecektir.


Her hakkı saklıdır. © 2006 HUK.