Hesap Uzmanları Kurulu Anasayfa Linkler İletişim Site Haritası
Hakkımızda
HUK Vizyonu
Başkanlarımız
Hesap Uzmanlığı Hakkında
Konferanslar
Röportajlar
Arşiv
 HUK > Makaleler
Kuruluşunun 61. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
Maliye Camiasının "Üstad"ları
61. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
61 yılın onuru; Maliye Hesap Uzmanları
Geçmişle Övünmek Yanında; Geleceği de Planlamak !...
61. Yıl Kutlaması
60. Yılında Hesap Uzmanları Kurulu
Hesap Uzmanları Kurulu'nun 60. Yılında Vergi Denetiminde Yeni arayış ve Yaklaşımlar
60'ncı Yılında Hesap Uzmanları Kurulu ve Hesap Uzmanları
Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadelede Hesap Uzmanları Kurulu
Geçmişten.... Geleceğe! Hesap Uzmanları Kurulu"
Meyve Veren Çınar...
Kurulumuzun Dinamikleri
Hesap Uzmanları Kurulu
300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde
Hesap Uzmanları Ocağı
59 Yaşında Parlayan Bir Yıldız "Hesap Uzmanları Kurulu"
Vergi Denetim Sistemi ve Hesap Uzmanları Kurulu
Türk Vergi Sistemi ve Hesap Uzmanları Kurulu
Hesap Uzmanları Kurulu 57 Yaşında
Hayatımıza Damgasını Vuranlar
Hesap Mütehassıslığından Hesap Uzmanlığına
Ülke hizmetinde 54 Yıl
Özdemir SORAN Üstad'ın Ardından
Özel Yaşamındaki Ali ALAYBEK
Altan TUFAN'ın İdeali Çağdaş Gelir İdaresi
N. Altan TUFAN (1939-1995)
Yarım Yüzyılın Ardından Hesap Uzmanları Kurulu
Zafer ÖZKAYNAK'ın Ardından
Hesap Uzmanlığı Mesleği
Click here for English


Altan TUFAN'ın İdeali Çağdaş Gelir İdaresi (*)

Kemal KILIÇDAROĞLU
SSK Eski Genel Müdürü


Altan Tufan, Türk Maliye Tarihi içinde elbette yaptıklarıyla değerlendirilecektir. Kendisinin olaylara yaklaşımı, sertliği, taviz vermezliği. inandığı şeyi sonuna kadar savunması, kararlılığı gibi pek çok özelliğini, hemen hemen tüm maliyeciler bilirler. Bu yazımda, O'nunla uzun bir süre birlikte çalışmış bir kişi olarak yapmayı isteyip de yapamadığı bir düzenlemeyi sunmaya çalışacağım.

Altan Tufan, Gelirler Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde pek çok yasa tasarısına imzasını attı. (1) Katma değer vergisi başta olmak üzere hemen hemen el atmadık vergi yasası bırakmadı. Onun mutfağında aş hazırlandı ve siyasilere sunuldu. Ancak hazırlanan aşın tuzu veya biberi ender de olsa zaman zaman damaklarda farklı tatlar bıraktı. Çünkü o bir bürokrattı, aşın tuzunu veya biberini ağırlıklı olarak ekibi ayarlasa bile, sonuçta kararı vazgeçilmez politikacılarımız belirliyorlardı. Kaldı ki doğal olanı da buydu.

Sıra Vergi Yönetiminde...

Altan Tufan, Genel Müdürlüğünün son yıllarında, Gelirler İdaresini daha yakından tanımaya başlamıştı. Sadece vergi yasalarında değişiklik yaparak vergi toplanamayacağını kavramıştı. Gelir İdaresinin hem merkez de hem de taşrada çok ciddi sorunları vardı. Vergi dairesi müdüründen, genel müdürüne kadar tüm yönetici kadro, sürekli olarak "vergi toplanamıyor" sorununa muhatap olurken, vergi yönetiminin sorunlarıyla kimse ilgilenmiyordu. Türkiye'de pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da tam bir sağırlar diyalogu yaşanıyordu. Trilyonları toplayan bir Gelir İdaresi, zaman zaman mükellefe gönderilecek yazı için tebliğ zarfı bulamıyordu. 100 milyarı aşkın yatırım talepleri 1 milyar liraya indiriliyordu. (2) Tabii bu sorunlar hiç yokmuş gibi Gelir İdaresinden sağlıklı hizmet bekleniyordu.

Altan Tufan, Gelir İdaresinin yeniden yapılanmasını istiyordu. Çünkü yıllardır kronikleşen bu soruna kimse el atmaya cesaret edemiyordu. Artık bu soruna el atılması gerekiyordu. Konuyla ilgili olarak üç aşamalı bir çalışma yapıldı. Öncelikle geçmişte yapılan çalışmalar araştırıldı. Ancak maalesef bu konuda sağlıklı bir arşivin olmadığı görüldü. Gelirler Genel Müdürlüğü'nde çalışanların özel arşivlerine gidilerek bazı dokümanlar bulundu. Hatta Gelir İdaresinin yeniden örgütlenmesi gerektiğini belirten White raporu bile Bakanlıkta bulunamadı. Bu raporu Marmara Üniversitesi'nin kütüphanesinde bulduk. Daha sonra OECD üyesi ülkelerde Gelir İdarelerinin yapıları ve örgütlenme modelleri derlendi, kitaplaştırıldı. Artık belli bir birikim elde edilmiş ve sorunu kamuoyuna maletme zamanı gelmişti. Son olarak da Marmara Üniversitesiyle bir panel düzenlenmiş ve bu panelde ileri sürülen görüşler kitap olarak basılmıştı. Artık sorun kamuoyunda daha rahat tartışılabilirdi. Kuşkusuz bununla da yetinilmedi. Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı'na Gelir İdaresiyle ilgili temel hedefin de girmesi gerekiyordu. Bu da sağlandı.

"170. Vergi İdaresinin, verginin süratli ve sağlıklı toplanmasına elverişli, kendi içinde bütünlüğü olan bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. Bu amaçla vergi idaresi merkez ve taşrada süratle re-organize edilecektir. Otomasyon yaygınlaştırılarak, vergi dairelerinin vatandaşa daha süratli ve nitelikli hizmet sunabilir bir hale getirilmesi çalışmalarına devam edilecek, vergi idaresinde nitelikli personelin sürekli istihdamı için gerekli tedbirler alınacaktır."

Sıra Tasarılarda...

Artık sıra tasarıya gelmişti. Altan Tufan döneminde yukarıda sıralanan hedefler doğrultusunda değişik seçeneklere göre 10'u aşkın tasarı hazırlandı. Ancak, siyasal istikrarsızlık bu tasarılardan birisinin dahi yasalaşmasına olanak vermedi. Tasarılar tozlu raflarda kaldı. Kuşkusuz siyasal istikrarsızlık yanında, özellikle Bakanlık içinden gelen tepkiler de önemliydi.

Altan Tufan döneminde Gelir İdaresi için getirilen en önemli değişiklik, "Gelir İdaresi Geliştirme Fonu"nun kurulmasıdır. Bu fon sayesinde Gelir İdaresi yeni yatırımlar yapma olanağına kavuşmuş, personeli de fondan çok az da olsa belli bir ek ücret almaya başlamıştır.

Aslında Gelir İdaresinde yeniden örgütlenmeyi öneren ve bu konuda ilk raporu yazan Amerika Birleşik Devletlerinden bir gurup vergicidir(3) White raporu ise daha sonra düzenlenmiştir. (4) Bu raporun özelliği, doğrudan Gelir İdaresinin yeniden örgütlenmesini konu edinmesidir. Ancak ne yazık ki bu raporda tıpkı diğer raporlar gibi uygulama olanağı bulamayacaktı.

Altan Tufan Gelir İdaresini çağdaş bir yapıya kavuşturmak istiyordu. İyi çalışan bir yönetimin vergi toplamada çok daha başarılı olacağını da biliyordu. Tüm olumsuz koşullara rağmen vergide bilgi toplamayı, istihbaratı kurmaya çalıştı. Vergi dairelerini bilgisayara geçirerek, çağdaş bir görünüm almalarını sağladı. Ancak Altan Tufan da biliyordu ki bunlar yapay çözümlerdi. Asıl çözüm sistemi kendi içinde tutarlı olan bir örgütlenme modeli üzerine inşa etmekte yatıyordu.

Sonuç olarak, Altan Tufan 1950'lerde bile varolan bir sorunu 1990'larda çözmek istedi. Ama elinde olmayan nedenlerle çözemedi. Ancak şuna kesinlikle inanıyorum ki, onun bıraktığı bu sorun, O'nun düşüncelerini paylaşanlarca bir gün çözülecektir.


(*): Vergi Dünyası Dergisi-Sayı 166, Haziran 1995

(1) Bu dönemde 58 vergi yasası çıkmış, 257 Bakanlar Kurulu Karan ve 294 Genel Tebliğ yayınlanmıştır.
(2) Bu rakamları sayın okuyucularımız belki abartılı olarak bulabilirler. Ama ne yazık ki gerçek. Fotokopisiyle çoğaltılıp, sınırlı sayıda ciltlendirilmiştir.
(3) James N. Martin - Frank C. E. Cush Maliye Bakanlığı Kuruluş ve Çalışmaları Hakkında Rapor 1952
(4) B. Frank White - Howart C. Longley Türkiye'de Vergi İdaresi -1963


Her hakkı saklıdır. © 2006 HUK.